Balta ve satırla saldırdı! İki kez nasıl serbest kaldı

Olay, dün sabah saatlerinde Arnavutköy’de yaşandı. İddiaya göre aralarında alacak-verecek meselesi nedeniyle K.Y, H.Y’ye ait tekel bayisine balta ve satırla saldırdı. Gece sabaha karşı gerçekleşen saldırı sonrası K.Y, polis ekipleri tarafından gözaltına alınıp daha sonra serbest bırakıldı.

Sabah saatlerinde aynı iş yerine gelen K.Y, elindeki balta ve satırla iş yerinin kepenklerine vurmaya başladı. Tekel bayisi önündeki dolapları yere deviren K.Y, dolap içindeki malzemeleri de yola savurdu. Haber verilmesi üzerine olay yerine çok sayıda polis ekibi sevk edildi. Polislerin gelmesiyle birlikte elindeki bıçağı boynuna dayayan K.Y, polis ekiplerine teslim olmak istemedi.

Polisin saldırganı ikna çalışmaları devam ettiği sırada, iş yeri sahibi H.Y de olay yerine geldi. İş yeri önündeki saldırgana silahla ateş etmeye çalışan H.Y, polis ekipleri tarafından yere yatırılarak etkisiz hale getirildi. İş yerine saldıran K.Y’nin polis ekipleri tarafından etkisiz hale getirildiği olayın tüm anları ise çevredeki vatandaşlar tarafından cep telefonu kameraları tarafından anbean kaydedildi.

Gözaltına alınan K.Y, mala zarar vermekten dolayı emniyetteki ifadesinin ardından serbest bırakılırken, iş yeri sahibi H.Y ise ateşli silahlar kanununa muhalefetten adliyeye sevk edildi.

Hukukçular ise satır ve baltanın kullanıldığı olayda iki kez serbest bırakılan şüpheli ile ilgili ortaya çıkan durumu Habertürk’e değerlendirdi.

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Adem Sözüer: “Olay henüz soruşturma aşamasında. O nedenle Türk Ceza Kanunu açısından çeşitli ihtimaller ifade edilebilir. Balta, satır gibi aletler suç işlenmesinde kullanıldıklarında Türk Ceza Kanununa göre silah sayılırlar. İş yerine bu tür silahlarla bir saldırıya karşı kişinin kendini, malvarlığını ve iş yerini savunma hakkı var. Bu durum Türk Ceza Kanunu’nda meşru savunma olarak düzenlenmiştir. Meşru savunma hakkını kullanan kişi, saldırıya karşı ateşli silah da kullanabilir. Önemli olan saldırıyı önleyecek ölçüde, orantılı bir savunma yapılması. Ancak unutmamak gerekir ki, saldırı anında, panik, korku veya heyecana kapılıp, savunmada orantısız davranıp sınır aşabilir. Kanunumuz bu gibi hallerde sınırı aşan kişiyi de kusursuz saymakta ve ceza vermemektedir. Meşru savunma hukuka uygunluk nedeni olduğu için,yapılan savunmadan dolayı sadece ceza hukuku değil,idare hukuku ve özel hukuk bakımından da sorumluluk doğmaz. Çünkü meşru savunma tüm hukuk düzeni için geçerlidir. Belirtmek gerekir ki kişi kendini ruhsatsız bir silahla da savunup ateş edebilir. Bu ateş etmekten dolayı cezalandırılmaz. Ama sürekli ruhsatsız silah bulundurmak bir yasak ihlalidir, ayrı bir fiildir, bundan dolayı işlem yapılabilir.”

Ceza Hukuku Uzmanı Doç.Dr.Yılmaz Yazıcıoğlu: “Olayda iş yerine iki defa aynı şekilde saldıran şüphelinin çeşitli gözetim ve denetime tabi olması gerekirdi. Burada hukuksal olarak hem tehdit hem de mala zara verme suçu var. Balta ve satır da silah sayıldığı için bunun bir yaptırımı olmalı. İş yerine zarar vermesi, çalışma hürriyetini engelleme ile mala zarar verme ve mal sahibine de tehdit suçunu oluşturur. Oysaki böyle bir kişinin akıl sağlığı yerinde değil diye denetim altına alınması gerekirdi. Tutuklama olmasa bile tehdit oluşturması açısından iş yerinden uzak tutulması gibi çeşitli uygulamalara gidilmesi gerekirdi.”

Türkiye Adalet Araştırmaları Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi Avukat Ertuğrul Akar: “İlk olarak daha önce arada oluşan bir husumet var mı ve saldırı esnasında mağdur kişi iş yerinde yer alıyor mu o önemli. Bu şekilde dosya değerlendirilebilir. Burada ilk olarak mala zarar verme katalog suçlardan değerlendirilmediği için bundan dolayı serbest bırakılmış olabilir. İkincide serbest bırakılması ise hatalı bir karardır. Burada tutuklama tedbiri gerekirdi. Çünkü bir tehdit oluşturduğu ortadadır. Üçüncü kez saldırma olasılığı vardır.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir