Davutoğlu, Kılıçdaroğlu ve Akşener ile görüşecek

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, dolar kurundaki artış ve ekonomideki son gelişmeleri değerlendirmek üzere CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’i ziyaret edeceğini açıkladı.

Gelecek Partisi lideri Ahmet Davutoğlu, Twitter’dan yaptığı açıklamada, “Bu artık cehalet değil ihanettir! Bu ihanete karşı tüm siyasi parti liderlerini ve aziz milletimizi gerçek ekonomik Kurtuluş Savaşı başlatmaya çağırıyorum. Bu çerçevede ilk görüşmem bugün 17:00’de Sn. Kılıçdaroğlu’yla. İkinci görüşmem yarın 14:30’da Sn. Akşener’le olacak” dedi.

Davutoğlu ile CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu arasındaki görüşme, yaklaşık 1 saat sürdü. Görüşmenin ardından yapılan ortak basın toplantısında konuşan Davutoğlu, ekonomide gelinen süreci istişare etmek için, siyasi parti liderlerinden görüşme talebinde bulunduğunu belirterek, Kılıçdaroğlu’na kabulden dolayı teşekkür etti.

Türkiye’nin çok kritik bir dönemden geçtiğini söyleyen Davutoğlu, “Gün boyu yaşadıklarımız herhangi bir ekonomik kriz olarak anlatılamaz, aktarılamaz, yorumlanamaz. Aslında yüreğim yanarak ifade ediyorum; ülkem ve ekonomimiz için kaygılar duydum. ‘Ekonomi Kurtuluş Savaşı’ ifadesi kitlelere cazip gelebilir, Sayın Cumhurbaşkanı bu yolla şu ana kadar sergilediği ve Sayın Bahçeli tarafından desteklenen AK Parti-MHP iktidarı şeklinde uygulanan ekonomi politikalarını meşru kılabilir; ancak herkes bugün ekonomimizin geldiği bu kritik aşamada açık bir şekilde tabloyu görmek zorunda. Bu ülkede Başbakanlık yapan birisi olarak duyduğum kaygıları milletimle paylaşma zorunluluğum var. İktidar yetkililerine buradan çağrıda bulunuyorum; ne zaman bu konuları istişare etmek isterlerse her zaman her zeminde istişare edilir. Bugün karşı karşıya kaldığımız tablo tamamen iktidarın yanlış politikalar ürünüdür. İktidara çağrıda bulunuyorum; artık bu yanlış yolda devam etmeyin” dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ise ekonominin kötüye gidişiyle ilgili daha önce hükumeti uyardıklarını; ancak bir şey yapılmadığını belirterek, “Açık ve net, piyasalarda yangın var. Piyasalar durmuş vaziyette. En küçüğünden en büyüğüne yani esnafından sanayicisine kadar herkesin kafasında ‘Nereye gidiyoruz?’ diye kocaman bir soru işareti var. Kimse önünü göremiyor. Bugün AK Parti MYK’sı toplandı. Neden daha önce toplanmadınız? Neden bu gidişi daha önce değerlendirmediniz? Neden muhalefetin sesine kulak kabartmadınız? Ve neden sadece Türkiye’yi bir kişiye teslim ettiniz? Türkiye Cumhuriyeti devleti Erdoğan’dan da, Erdoğan ailesinden de, bu ailenin kurduğu vakıflardan da çok daha büyüktür. Türkiye Cumhuriyeti devleti bir kişiye teslim edilebilir mi? Böyle bir devlet geleneği Metehan’dan bu yana hiç olmamıştır. Devletin kurumları tümüyle dumura uğramıştır. Fiyat istikrarından sorumlu olan kurum yani Merkez Bankası fiyat istikrarını sağlayamıyor. Sadece seyirci konumunda. Yetkisi elinden alındı. Kim aldı? Bir kararnameyle Erdoğan aldı. Efendim, ‘Fiyat İstikrar Komitesi kuracağım’ dedi. Fiyat İstikrar Komitesi bir kez bile toplanmadı. Komite bugün toplanmayıp da ne zaman toplanacak. Merkez Bankasını bu duruma nasıl getirdiniz siz? Cumhuriyetin bir kurumunu nasıl bu hale getirdiniz?” diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, böyle bir tabloyu daha önce görmediğini söyleyerek, “Öyle bir noktadayız ki döviz kuru elektrik sayacından daha hızlı çalışıyor. Herkesin elinde cep telefonu ‘dolar ne oldu’ diye. Çiftçisi, işçisi, memuru, emeklisi ‘Ne olacak bu memleketin’ hali diye bekliyor. Toplanmışlar çözüm üretecekler. Hiç bir çözüm üretemezler. İstedikleri kadar toplansınlar, bu kafayla bu ülkenin sorununu çözemezler. Çözme bilgileri, birikimleri yoktur. Fatura vatandaşa çıkıyor. Benim canımı da acıtan budur. Sıradan sokaktaki vatandaş bunun faturasını ödüyor. Yazıktır, günahtır bu memlekete. Bu gidişten rahatsız olan bütün partilerin çözüm üretme konusunda oturup konuşmaları gerekiyor. Memleket bizim memleketimiz. Başka gidecek yerimiz de yok. Ülkemizde huzur içerisinde yaşamak istiyoruz. Dolayısıyla bir araya gelmeliyiz, Türkiye’yi bu karanlık kuyudan çıkarmalıyız” dedi.

Erken seçim çağrısını yineleyen Kılıçdaroğlu, “Millete neden güvenmiyorsunuz. Millet bir daha sizi seçerse dönüp dersiniz ki ‘Ey Kılıçdaroğlu, bak sen söyledin seçime gittik, bir daha seçtiler beni.’ Oturur, gururlanırsın. Neden kaçıyorsun? Türkiye en temel krizlerinden birisini yaşıyor ve Türkiye yönetilmiyor, suçu dış güçlere atıyorlar. Sayın Bahçeli’ye seslenmek isterim; içinde, yüreğinde bir damla millet sevgisi varsa seçimin yolunu aç kardeşim. Yazıktır, günahtır bu memlekete” dedi.

Davutoğlu, CHP lideri Kılıçdaroğlu’ndan önce Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan’ı ziyaret etti.

Yeniden Refah Partisi Genel Merkezi’ndeki ziyaretin ardından, iki genel başkan ortak açıklama yaptı.

Davutoğlu, ziyarette memleket meselelerini detaylı şekilde ele aldıklarını ve Türkiye’nin karşı karşıya kaldığı sorunları görüştüklerini belirtti.

Türkiye’de doların yükselmesinden ve bununla birlikte enflasyonun da artışından doğan büyük bir kaygıyla karşı karşıya olunduğunu ifade eden Davutoğlu, “Herkesin gündeminde bu var. Bütün bunların sorumlusu, Türkiye’yi ehliyetsiz bir şekilde yöneten ve temel ekonomik bilgilerden de yoksun, hukuk altyapısını tahrip eden yolsuzluklara bulayan bir siyaset anlayışını egemen kılanlardır.” diye konuştu.

Davutoğlu, dış mihraklarla izah edilen bir krizle karşı karşıya olunmadığını, ekonomik kurtuluş mücadelesinin faiz ve kur baronlarına, yolsuzluklara bulanmış ekonomik sisteme karşı verilmesi gerektiğini savundu.

İktidarın ekonomi politikasını eleştiren Davutoğlu, “Türkiye’de çok ciddi bir zihniyet devrimine ihtiyaç var. Türkiye’de hem siyasal anlamda büyük bir reforma hem ekonomik anlamda yeniden kaynakların doğru kullanımına ve ahlaki anlamda da yolsuzluklara karşı bir mücadeleye ve seferberliğe başlamadan ekonomik kurtuluş mücadelesi verilemez.” dedi.

Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Erbakan da “Türkiye’de halkın en önemli gündemi şu anda mutfaktaki yangın, geçim sıkıntısı ve alnının teriyle konforlu şekilde yaşamasına yetecek bir geliri geniş halk kitlelerinin elde edememesi.” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye’de çok ciddi bir işsizlik probleminin bulunduğunu, asgari ücretin açlık sınırının, memur maaşlarının yoksulluk sınırının altında olduğunu savunan Erbakan, maaşlı şekilde insanların gelir elde edip yaşamını sürdürmesinin mümkün olmadığını öne sürdü.

Erbakan, 2020’de 100 bine yakın esnafın kepenk indirmesi, 40 binden fazla şirketin iflas edip kapanmasının esnaf ve işveren olarak da ayakta durulamayacağını gösterdiğini savundu.

Tarımla uğraşanların kazanmak yerine elindekileri kaybedecek duruma geldiğini, hayvancılık yapanların da zor durumda olduğunu ifade eden Erbakan, iktidarın millete gerekli imkanı sağlamadığını ve kaynağı aktarmadığını söyledi.

Bir gazetecinin “‘MHP Lideri Devlet Bahçeli, Merkez Bankasının bağımsızlığı artık tartışılmaya açılmalı’ dedi. Bu açıklamayı nasıl değerlendirirsiniz?” sorusuna Davutoğlu, “Ortada Merkez Bankasının bağımsızlığı diye bir şey mi var? Bağımsızlığı zaten yok ki tartışılmaya açılsın.” yanıtını verdi.

“Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, erken seçime gidilmeyeceğini vurguladı. Bu konuda ne söylersiniz?” sorusu üzerine ise Davutoğlu, “Geçmiş siyasi dönemlere, erken seçimlere bakın, son olarak da 2018 erken seçimlerinin nasıl olduğuna bakın. Hepsinde şunu görürsünüz, iktidardakiler ‘erken seçime gitmeyeceğiz’ dedikleri günlerde seçime gitmişlerdir.” görüşünü paylaştı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir