‘Eşimin katili oldum, bebeğimin de katili olmak istemiyorum’

Rümeysa Aydın’ın kocasının ölümüne neden olan olaylar silsilesini anlatan avukat Neslihan Çallıoğlu, müvekkili Rümeysa Aydın’ın kendini savunmak üzere havaya ateş etmek istediği sırada kocası Murat Aydın’ın müdahalesiyle yanlışlıkla vurduğunu söyledi.

Avukat Çallıoğlu, maktul Murat Aydın’ın uyuşturucu madde kullandığını ve karısı Rümeysa’nın kendisini aldattığına yönelik kafasında kurgu oluşturup, eşine sürekli şiddet uyguladığını ifade etti.

Maktul Murat Aydın’ın olay günü eşi Rümeysa’yı kendisini aldattığın itiraf etmesi için baskı kurarken yaşanan kavgada vurduğunu belirten Avukat Neslihan Çallıoğlu, müvekkilinin 1,5 aylık hamile olduğunu ve tutuksuz yargılanması üzerine başvuruda bulunduklarını belirtti.

Müvekkili Rümeysa Aydın’ın bebeğini doğurmak istediğini söyleyen avukat Çallıoğlu yaptıkları görüşmede Rümeysa Aydın’ın “eşimin katili oldum, bebeğimin de katili olmak istemiyorum” dediğini belirtti. Avukat Neslihan Çallıoğlu, Rümeysa Aydın’ın hamileliğinin ise eşi Murat Aydın’ın cinsel saldırı sonrasında oluştuğunu sözlerine ekledi.

“Evde gördüğü boş bardaklardan eşinin kendisini aldattığını düşünüyor”

Rümeysa Aydın’ın avukatlığını yapan Neslihan Aydın maktul Murat Aydın’ın ölümüyle sonuçlanan olayla ilgili, “Rümeysa Aydın 13 Ağustos 2021 tarihinde Ziyaretli Mahallesi’nde eşinin ölümüyle sonuçlandığı bir olaya maruz kaldı. Bu olayın başında olaylar iki gün öncesinden başlıyor. Rümeysa’nın eşi eve geldiğince camın önünde iki tane boş bardak görüyor. Eşi bu boş bardakları gördüğünde akşam ‘sen iki tane adamı eve aldın ve onlarla beraber oldun ya da onlara sana tecavüz ve sen bunu bana söylemiyorsun’ diye bir tartışma başlatarak Rümeysa’yı darp ediyor. Daha sonra Rümeysa’yı 6 saat süreyle evdeki bodrumda kilitli olarak tutup bu olayın itirafını sağlamak istiyor. Hatta evde iki çocukları var tarafların, çocukları sorguya çekiyor. ‘Anneniz eve dün akşam iki tane adam aldı, onlarla beraber oldu, siz de bu durumu gördünüz, bana itiraf edin’ şeklinde çocukları baskı altına alıyor. Çocuklar dondurma yediklerini ve bu bardakların orada unutulduğunu söyleseler de maktul Murat bunlara inanmıyor ve iki gün süreyle Rümeysa’yı eve hapsediyor” diye konuştu.

“Rümeysa’nın yaralı kocasına tampon yaptığı biliniyor”

Maktul Murat Aydın’ın uyuşturucu madde kullandığını ileri süren Avukat Neslihan Çallıoğlu olayın gelişimiyle ilgili, “Daha sonra yaşanan olaylarda Murat’ın bütün evi dağıtarak akşam meydana gelen olayın; ya tecavüz ya da birlikteliğin izlerini arıyor. Hatta olay yerine ilişkin fotoğraflar var. Daha sonra hiçbir itiraf sağlamayınca kendi kafasından kullandığı uyuşturucu maddenin de etkisiyle bir takım senaryolar uyduruyor. Bunlardan birisi mesela çok acı; evin dışında bulunan çöp kutusunu karıştırıyor ve burada Rümeysa’nın eski deri ayakkabılarını buluyor. Eski olması sebebiyle ayakkabıların üzeri yırtıklar mevcutmuş. O zaman diyor ki “bak bu adamlar seni sürüklerken ayağında bu ayakkabılar vardı. Bu ayakkabılar da bu yüzden böyle parçalandı. Sen bana itiraf edeceksin” diyor. Hatta Rümeysa’nın beyanlarından öğrendiğimiz kadarıyla çırılçıplak soyularak üzerinde bu birlikteliğe dair izlerin aranması da söz konusu. Daha sonra maktul bu beraberliği ispatlamak üzere bir düğün olduğu senaryosunu kafasında canlandırıyor. Komşularını arıyor, “akşam düğün var mıydı biliyor musunuz?” diyor. Komşuları da “hayır düğünler daha başlamadı, düğün yoktu” diyorlar. Maktul bunun üzerine “hayır siz bana yalan söylüyorsunuz. Rümeysa’nın bu düğünde başına bir şey geldi ve ben bunu bulacağım, Rümeysa’yı da öldüreceğim” şeklinde beyanlarla başlayan olaylar artık ayın 13’ünde yaşanan kavgalarla beraber başka bir hal alıyor ve Rümeysa’yı Murat “öldüreceğim” dediği için Rümeysa kendini savunmak için eline evde bulunan tüfeği ayıp havaya doğru ateş etmek istediği sırada Murat’ın silaha müdahalesiyle beraber yaralanmasına ve daha sonra da ölmesine neden oluyor. Rümeysa tabi burada istediği sonuç aslında onu korkutmak ve havaya ateş etmek olduğu için Murat yaralanınca çok korkuyor ve yarasına tampon yapıyor. Hatta olaya ilişkin görgü tanıkları bunu görmüşler, ilk olay yerine geldiğinde Rümeysa’yı maktulün üstende yarasına tampon yaparken buluyorlar. Ama maalesef tabi bu olay ölümle neticeleniyor” ifadelerini kullandı.

“Bebeğinin katili olmak istemediğini söyledi”

Cezaevinde bulunan Rümeysa Aydın’ın 1,5 aylık hamile olduğunun belirlendiğini de kaydeden avukat Neslihan Çallıoğlu, çocuğun maktul Murat Aydın’ın cinsel saldırısı üzerine olduğunu belirtti. Çallıoğlu, Rümeysa Aydın’ın bebeği doğurmak istediğini de ifade ederek, “Bundan sonra yaşanan olaylarda Rümeysa ilk şokla beraber bütün detayları verememişti bize. Kendisiyle cezaevinde görüştüğümüzde hamilelik durumu olduğunu söyledi. Zira yaklaşık 1,5 ay önce maktul Rümeysa’ya cinsel saldırıda bulunmuş ve bu cinsel saldırı hadisesi de yine ifadelerde yer almıştı. Öyle ki maktul Rümeysa’yı cinsel saldırı sırasında bıçakla yaralamış ve olayın meydana geldiği yatakta bu bıçak izleri hala mevcut. Bu konuda yine bizim elimizde fotoğraflarla da sabit bir durum. Rümeysa’ya hamilelik testi yapıldı. Yapılan hamilelik testinde 1,5 aylık hamile olduğu tespit edildi. Bundan sonra biz Rümeysa’nın bu özel durumu da dikkate alınarak tutuksuz yargılanmasını talep ettik. Maalesef bir karar gelmedi. Henüz tahliyesine ilişkin olumlu neticelenen bir süreç yok. Önümüzdeki hafta Salı günü bu konuya dair bir karar verileceği bilgisini aşağı yukarı edindik. Tabii bu Covid tedbirleri kapsamında değerlendirdiğimizde Covid’in anne ve bebek üzerindeki olumsuz etkileri ve gerek anne, gerekse de bebekte ölümle sonuçlanabilir hadiselere neden olması nedeniyle biz Rümeysa’nın tutuksuz yargılanmasını istiyoruz. Rümeysa’ya hamileliğine son verip vermek istemediğini sorduğumuzda kesinlikle bu bebeği doğurmak istediğini eşinin katili olduğunu bir de bebeğinin katili olmayacağını bize beyan etti. Elbette biz kararına saygı duyuyoruz. Ancak hamilelik tedbirleri, hamilelik uygulamaları ve onun kontrolleri açısından kendisinin dışarıda bulunması hem kendi sağlığı için hem de bebeğin sağlığı için şart. Gerek bizim mevzuatımızda gerekse de taraf olduğumuz uluslararası sözleşmeler kapsamında hamile kadınların tutuksuz yargılanmalarının önünün açıldığını görüyoruz. Biz bu bütün tedbirlerin uygulanmasını ve Rümeysa’nın bebeğini sağlıkla kucağına almasını temenni ediyoruz” bilgilerini verdi.

Ömer Kantarlıoğlu
 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir