Jack Straw, Kıbrıs’ta iki bölgeli devlet yapısının mümkün olmadığını söyledi

Jack Straw, Kıbrıs’ta iki bölgeli devlet yapısının mümkün olmadığını söyledi

Kıbrıs sorununun çözümü konusunda 27-29 Nisan’da İsviçre’nin Cenevre kentinde yapılması planlanan 5+1 görüşmelere sayılı günler kalırken, geçmişte de konuyu çok yakından takip eden İngiltere eski Dışişleri Bakanı Jack Straw’dan dikkat çekici açıklamalar geldi. Avrupa Birliği’nin (AB) bölünmüş bir Kıbrıs’ı “tek ülke gibi” kabul etmesinin hata olduğunu ve mevcut durumun Kıbrıs Rum Yönetimi’nin lehine olduğunu ifade eden Straw, bugün tek çözümün iki devletli bir yapı olduğunu kaydetti, Kıbrıslı Rumların başka bir alternatifi imkansız kıldığını belirtti.

 İngiltere Kıbrıslı Türkler Derneği (BTCA), İngiltere Kıbrıs Türk Dernekleri Konseyi (CTCA UK) ve Circle Vakfı’nın düzenlediği online panele, Straw’un yanı sıra, Birleşik Krallık Parlamentosu Partiler Üstü KKTC Grubu (APPG) Eş Başkanı Lord Northbrook, İngiliz Parlamento Üyesi Sör David Amess, KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın Özel Temsilcisi Ergün Olgun ile Maltepe Üniveritesi Öğretim Üyesi Prof. Hasan Ünal katıldı.

Straw, panelde, Kıbrıslı Rumların 1960’ta uygulanabilecek bir anlaşmayı ihlal ettiğini, Yunanistan’ın da 1974’te Ada’da Enosis gerçekleştirmeye çalıştığını söyleyerek, bunun sonucu Kıbrıslı Türklere karşı inanılmaz bir katliam yapıldığını belirtti

Sonraki yıllarda Birleşmiş Milletler (BM), İngiltere ve diğer aktörlerce Kıbrıs sorununa ilişkin birçok çalışma yapıldığını ve önemli ilerlemeler kaydedildiğini ifade eden Straw, 2004’te Rum Lider Tasos Papadopulos’un daha önce kabul ettiği halde referanduma karşı çıktığını ve bunun için kampanya yürüttüğünü anımsattı.

Bunun büyük hata olduğuna işaret eden Straw, “AB’nin yaptığı en büyük yanlışsa, bölünmüş bir Kıbrıs’ın AB’ye tek bir toplum olarak üye olmasına izin vermekti. Ki buna izin verdiğim için kendime çok kızıyorum. O günden beri de ortaya çok fazla sorun çıkıyor” dedi. Straw, gelinen noktada Rumların iktidarı paylaşmaya gerek duymayacak bir konumda olduğunu dile getirerek, “Zaten dahil uluslararası ortamda tüm Ada’yı temsil edebiliyorlar” dedi.

İki toplumlu, iki bölgeli federal çözüm arayışlarının sonuca ulaşamadığını kaydeden Jack Straw, Güney Kıbrıs’ın Kuzey’i kendine dahil etmek istediğini savundu. İngiltere’de de iki devletli bir çözüm anlamında çalışmalar yapılması gerektiğini vurgulayan Straw, İngiltere’nin bu noktada önemli bir role sahip olduğunu, Kıbrıs’ta imza sahibi bir devlet olduklarını anımsattı. ABD’nin de önemli bir ülke olduğunu ve Yunanistan’dan fazla Türkiye’ye ihtiyaç duyduğunu kaydeden Straw, ülkesinin Kıbrıs konusunda iki devletli çözüm için Washington’u da yanına alması gerektiğini ifade etti.

Doğrudan uçuşlara da değinen Straw, “İngiltere’nin KKTC’ye uçuşları açmasının tam zamanı, çünkü AB’nin şu an çok fazla başka sorunu var. Doğrudan uçuşları başlattığımızda ne yapacak ki? Ayrıca sembolik anlamda da çok önemli olduğunu düşünüyorum” dedi.

Panelde eski bakan Jack Straw’un AB ve Papadopulos’la ilgili yaptığı tanımlamalar da dikkat çekti. AB’yi “kâğıttan kaplan” olarak niteleyen Straw, Papadopulos’tan ise “korkunç bir adam” diye bahsetti. İngiltere Dışişleri Bakanı olarak göreve geldiğinde bugünkü gibi düşünmediğini belirten Straw, “Kıbrıslı Rumların nasıl davrandığını görünce düşüncelerim değişti. Dışişleri Bakanı’yken özellikle Papadopulos’un davranışları nedeniyle çok daha fazla kızdım. Daha sonra Kıbrıs’ın her iki tarafını ziyaret ettiğimde, Papadopulos benimle görüşmeyi reddediyordu” ifadelerini kullandı.

Lord Northbrook ise, aynı panelde KKTC için Tayvan örneğini önerdi, burada bir ticari ofis açılabileceğini vurguladı. Northbrook, “Neden Tayvan’la yaptığımız gibi yapmıyoruz? Bunu yapmamak için bir neden göremiyorum. Tayvan’da da bir ticari ofisimiz var ve bu ülkeyi diplomatik olarak tanımasak bile doğrudan uçuşlar mevcut” dedi. Straw ise konuyla ilgili Tayvan’daki “ticari temsilci”nin fiilen büyükelçi gibi çalıştığını ifade etti.

Rusya’nın Kıbrıs konusundaki pozisyonunu değerlendiren Prof. Hasan Ünal ise, son dönemde Güney Kıbrıs’ın Fransa ve diğer batı ülkelerine askeri üs kurma izni vermesi gibi hareketlerden dolayı, Rusya’nın, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’yle ilişkilerinde zor zamanlardan geçildiğini ifade etti.

KKTC Cumhurbaşkanı Özel Temsilcisi Ergün Olgun ise Nisan ayındaki Cenevre görüşmeleri konusundaki beklentileri ve Türk tarafının tezlerini anlattı. Her iki tarafın pozisyonlarının birbirinden çok uzak olduğunu dile getiren Olgun, Cenevre görüşmeleri sonucunda üç ihtimali saydı…

İlki, BM Genel Sekreteri’nin her iki tarafın egemen, eşit haklara sahip ve doğal olarak eşit uluslararası statüye sahip olduğuna ikna etmek. İkincisi, Genel Sekreter’in ilk görüşmede ortak bir zemin bulunamaması halinde başka bir resmi olmayan toplantı önermesi. Üçüncüsü ise Genel Sekreter’in yolun sonuna geldiğini söyleyip, görüşmelerden sonuç alınamayacağını Güvenlik Konseyi’ne rapor etmesi…

Olgun, Cenevre’de ortak zemin bulunabilmesi konusunda umutlu olmadığını ancak ikinci bir görüşme girişimi beklediğini ifade etti. Olgun AB’nin Kıbrıs görüşmelerinde tarafsız olamayacağına dikkat çekerek, görüşmelere gözlemci statüsüyle katılmasına itiraz ettiklerini ifade etti.

‘İngiliz vekillerin fikri yok!’

İngiliz Parlamenter David Amess de AB’nin Rum tarafını Birlik üyesi olarak almasının delice bir hareket, korkunç bir hata olduğunu vurguladı. İngiltere’nin bugün iki devletli çözüme yanaşmayacağını düşündüğünü dile getiren Amess, “Şu an İngiliz milletvekillerinin çoğunun Kıbrıs sorunu hakkında fikirleri yok, hiçbir şeyi bilmiyorlar” dedi, parlamento üyeleri üzerinde bir baskı olmadığı sürece, İngiltere’nin pozisyonunda bir değişiklik beklemediğini ifade etti.

Author: Halis Kaya

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir