Türkiye, ülkeden kaçırılan tarihi eserlerin izini tüm dünyada sürüyor

Meltem GÜNAY

Türkiye, topraklarından kaçırılarak dünyanın bir çok ülkesine götürülen tarihi eserlerin izini sürüyor. Son olarak Danimarka’da müzede sergilenen Roma İmparaturu Severus’un başının peşine düşen Türkiye, 1980’den beri yurt dışına kaçırılan 22 bin 424 tarihi eser ve kültür varlığının ‘memleket topraklarına’ geri getirilmesini sağladı. İşte o eserlerden bazıları ve hikayeleri;

İNTERNETTE SATIŞA ÇIKARILDI
Lidya Bölgesi’ne ait olan ve M.S. 1-3. yüzyıllara tarihlenen Likya Mezar ve Adak Stelleri’nin yeri, 2006 yılında Kültür Bakanlığı Genel Müdürlüğü’ne iletilen bir dilekçe ile ortaya çıktı. Dilekçede tarihi eserlerin ABD’de internet üzerinden satışa çıkarıldığı belirtiliyordu. Bunun üzerine Türk yetkililer hemen harekete geçti.

Yoğun çalışmalar sonucunda 2014’te İçişleri ve Dışişleri Bakanlıkları nezdinde stellerle ilgili tekrar girişimde bulunulması talep edildi. FBI ve Washigton Emniyet Müşavirliği tarafından gerçekleştirilen ortak çalışmalar sonucu stellerden 10 tanesinin yeri tespit edildi.

10 stel, 4 Ağustos 2014’te Washington Kültür ve Tanıtma Müşavirliği tarafından teslim alındı. Diplomatik kargoyla gelen eserler Bakanlık uzmanları tarafından 9 Eylül 2014’te teslim alınarak Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi’ne götürüldü.

21 YIL SONRA KAVUŞTULAR
Perge Ören Yeri’nde 1980 yılında bilimsel kazılar sonucu alt yarısı çıkarılan Herakles Heykeli’nin üst yarısının Boston Güzel Sanatlar Müzesi’nde sergilendiği 1990 yılında tespit edildi. Bakanlık bunun üzerine hemen harekete geçti. Ama kaçak yollarla yurt dışına çıkarılan heykelin ülkeye dönüşü tam 21 yıl sürdü.

Bakanlık heyetinin 2011’de Amerika’daki Boston Güzel Sanatlar Müzesi yetkilileri ile karşılıklı iyi niyet çerçevesinde gerçekleştirdiği görüşmeler sonrasında heykelin üst yarısı teslim alındı, Ankara Müzesi Müdürlüğü’ne verildi. Heykelin alt bölümü ve getirilen üst bölümü birleştirilerek müzede sergilenmeye başladı.

HAZİNELERİN BAŞINA GELMEYEN KALMADI
Dünyanın en önemli eserlerinden biri olan Karun Hazineleri, Uşak’ın 25 kilometre batısında bulunan Güre Kasabası yakınlarındaki tümülüslerden 1960’lı yıllarda çıkarılarak ABD’ye kaçırıldı ve 1993 yılında uzun bir süreç sonucunda toprağına geri döndü.

40 MİLYON DOLARLIK MAHKEME MASRAFI YAPILDI
Yaklaşık 450 parçadan oluşan kültür mirası, ABD New York’taki Metropolitan Müzesi’nde sergilenirken fark edildi. Kültür Bakanlığı’nın uyarıları sonucu müzenin depolarında saklanan eserleri almak için 1987’de dava açıldı ve yaklaşık 40 milyon dolarlık mahkeme masraflarından sonra eserler 1993 yılında Türkiye’ye getirilebildi.

KANATLI DENİZATI BROŞU SAHTESİYLE DEĞİŞTİRİLDİ
1996’dan beri Uşak Arkeoloji Müzesi’nde sergilenen eserler arasında yer alan ‘Kanatlı Denizatı Broşu’ ise 2005 yılında müzeden sahtesi ile değiştirilerek çalındı. 2006’dan bu yana Interpol aracılığıyla aranan som altından ve milyonlarca lira değerindeki mücevherin Almanya’da olduğu ortaya çıktı. Hırsızlıkla ilgili davada müze müdürü 10 yıl hapis cezası alırken, Kanatlı Denizatı Broşu, 8 yılın ardından Türkiye’ye iade edildi.

TRUVA HAZİNELERİNİN HASRETİ HALA BİTMEDİ
Alman arkeolog Heinrich Schliemann tarafından 1873’te Hisarlık Tepe’de çıkarılan 8 binden fazla parçadan oluşan Truva Hazineleri, Truva Savaşı’na neden olan Truvalı Helen’in hazineleri alarak da biliniyor. Birbirinden kıymetli eserleri üç seferde yurt dışına çıkaran Schliemann, gemilerle Yunanistan’a götürdü. Osmanlı Devleti ise peşlerine düşse de bir türlü kaçırılan eserlere ulaşılamadı.

Sonrasında ise Alman arkeolog, tarihi eserlerle birlikte Almanya’ya kaçtı. İkinci Dünya Savaşı sonrasında uzun süre tarihi eserlerden haber alınamadı. Ta ki 1990 yılına kadar… Tarihi eserlerin savaş ganimeti olarak Rusya’ya götürüldüğü ortaya çıktı. Türkiye eserleri geri istese de Rusya, çıkardığı yasa ile onların Rusya federal mülkü olduğunu ve geri verilemeyeceğini belirtti. Eserler şu anda Rusya’da Puşkin Müzesi’nde sergileniyor.

ABD’DEN 24 PARÇASI GELDİ
Türkiye hala dünyada 40’a yakın müzede bulunan Truva Hazineleri’nin izini sürerken, 2012 yılında Truva Hazinesi’nin 24 altınlık bir parçası ABD’deki Penn Müzesi ile işbirliği kapsamında Türkiye’ye iade edildi. Diğer parçalar için mücadele hala sürüyor.

85 BİN DOLARA SATIN ALINMIŞ
Antik Yunan mitolojisinde müzik, şiir gibi kavramlarla özdeşleştirilen ozan Orpheus’un vahşi hayvanları ehlileştirme sahnesinin yer aldığı Roma Dönemi’ne ait mozaik pano, 1998’de Şanlıurfa’da kaçak bir kazıda ortaya çıkarıldı. Hemen sınırdan kaçırılan eserin izine ise ABD Dallas Sanat Müzesi’nde rastlandı.

Kültür ve Turizm Bakanlığı hemen harekete geçti, M.S. 194 yılına ait eserin, müze tarafından 1999’da bir müzayedede tam 85 bin dolara satın alındığı ortaya çıktı. Bakanlık, eserin sökülmeden önce kaçakçılar tarafından çekilen fotoğraflarını delil olarak sunduğunda müze iade kararı aldı. 2012 yılında Türkiye’ye getirildi ve Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi’nde sergilenmeye başlandı.

LAHİDİ GÖTÜREMEYİNCE BAŞINI GÖTÜRDÜ
Eros Başı’nın macerası ise 1882 yılına dayanıyor. İngiliz Askeri Başkonsolos Charles Wilson, Anadolu seyahati sırasında Sidamara Lahdi’ni keşfeder. Ama lahit taşınamayacak kadar büyük olunca bu tarihi eseri kaçıramayacağını anlayan Wilson’un talimatıyla yeniden toprak altına gömülür. Ama Wilson, ülkesine dönerken lahidin yüksek kabartmalarından kopmuş olan Eros Başı’nı yanında Londra’ya götürür.

Karaman’da bulunan lahit 1898 yılında Türkler tarafından keşfedildikten sonra İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde sergilenmeye başlar. Eros Başı Kabartması ise Londra’da Wilson’un ailesi tarafından 1933 yılında Victoria&Albert Müzesi’ne bağışlanır. 2010 yılında Eros Başı’nın peşine düşen bakanlığın müze ile imzaladığı işbirliği protokolü sayesinde Eros Başı, tam 140 yıl sonra geçen yıl ait olduğu yere yeniden kavuştu.

ÇİNGENE KIZI’NIN EKSİK PARÇALARI DÖNDÜ
Gaziantep’te sergilenen dünyanın en önemli mozaik eserlerinden biri olan Çingene Kızı mozaiğinin eksik parçaları ise kaçırıldıktan 47 yıl sonra 2018’de ait olduğu topraklara geri dönebildi.

1960’lı yıllarda yapılan kaçak kazılan sonucunda yurt dışına kaçırılan Çingene Kız Mozaiği’nin çevresini oluşturduğu düşünülen; Genç Satir, Pan Maskesi, Kadın Tiyatro Maskesi, Hint Tavus Kuşu, Maenad Maskesi ve Gagasında Bitki Dalı Tutan Kuş gibi 12 parça bulunuyor. Mozaiklerin ABD’nin Bowling Green State Üniversitesi’nde dekorasyon amaçlı sergilendiği tespit edilmiş, bakanlığın girişimleriyle geri alınabilmişti. Mozaiğin eksik parçaları Gaziantep Müzesi’nde sergileniyor.

İSVİÇRE VERMEMEK İÇİN DİRENDİ AMA ZAFER TÜRKİYE’NİN OLDU
Herakles Lahdi, Antalya’nın Aksu ilçesindeki Perge Antik Kenti’nden 1960’lı yıllarda kaçırıldı ve 2010 yılında İsviçre’nin Cenevre Gümrüğü’nde ele geçirildi. Türkiye, hemen harekete geçip eseri geri istedi ama İsviçre tam yedi yıl eseri vermemek için direndi.
Cenevre Başsavcılığı 2015’te Herakles Lahdi’nin Türkiye’ye iade edilmesine karar verdi. Ama iade kararı önce Cenevre Mahkemesi’nde ardından da İsviçre Federal Mahkemesi’nde temyiz edildi. İsviçre bu süreçte kararını değiştirdi ve eserin Türkiye’ye iadesine onay verdi. 2017 yılında geri gelen lahit, Antalya Müzesi’nde sergileniyor.

İKİZ SFENKSLER NİHAYET KAVUŞTU
Çorum Boğazkale’de Hititlilerin başkenti Hattuşa’da 1907 yılında Müze-i Hümayun ve Alman heyetinin ortak çalışmasıyla, yaklaşık 2.5 metre uzunluğunda iki sfenks ve Hitit kraliyet arşivine ait 10 bin 400 çivi yazılı tablet çıkarıldı. Bu tabletler ve sfenksler iki ülke arasında yapılan özel anlaşma ile restorasyon ve bilimsel çalışmalar için ‘iade edilmek’ koşuluyla 1915 ve 1917 yıllarında Berlin’e götürüldü. Sfenkslerden biri ve 3 bin civarında tablet 1924-1942 yılları arasında Türkiye’ye iade edildi. Kalan eserler ise 2. Dünya Savaşı’nın başlamasıyla birlikte Almanya’da kaldı.
1974 yılına kadar eserlerle ilgili hiçbir gelişme yaşanmadı ama Türkiye eserlerin peşini bırakmadı. Görüşmeler sonucunda 1987’de 7 bin 400 civarında çivi yazılı tablet iade edildi. Ama sfenksin esareti hemen bitmedi. Türkiye’nin UNESCO’ya başvurmasıyla yeniden başlayan süreçte ikinci sfenks 2011’de ikizine kavuşabildi.

DANİMARKA İKNA OLMUYOR!
Türkiye’nin iade gündeminde ise şu anda Danimarka Kopenhag’da bir müzede sergilenen Roma İmparatoru Septimius Severus’un gerçek boyuttaki bronz heykelinin başı yer alıyor. Burdur Boubon Antik Kenti’nde 1960’lı yıllarda yapılan kaçak kazılarda Severus’un heykeli yurt dışına kaçırılmıştı. M.S. 145 – 211 yılları arasında yaşamış olan Roma İmparatoru’nun heykelinin gövdesi geçtiğimiz aylarda ABD’de sergilendiği New York Metropolitan Müzesi’nden Türkiye’ye iade edilmişti. Şu anda Antalya Müzesi’nde sergilenen heykelin başı ise Danimarka’da.
Türk yetkililer, heykelin eksik başının 50 yılı aşkın bir süredir Kopenhag’daki Ny Carlsberg Glyptotek Müzesi’nde sergilendiğini belirtirken Danimarkalı yetkililer iki parçanın aynı heykele emin olmadıklarını savunuyor ve geri vermemek için ısrar ediyor.

patronlardunyasi.com

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx