Yeni başkan boş kasa devraldı

Merkez Bankası’nın (TCMB) yeni Başkanı Hafize Gaye Erkan oldu. Ancak Erkan, adeta kasası boş bir kurumu devralıyor. 19 Mart 2021’de Merkez Bankası Başkanlığı’na atanan Şahap Kavcıoğlu görevde kaldığı 2 yıl 3 aylık dönemde adeta bankanın kasasını boşalttı, kaynaklarını tüketti.  Uluslararası piyasalara güven vermesi beklenen Erkan ise eksi 75.4 milyar dolarlık rezerve sahip Merkez Bankası Başkanı olarak koltuğa geçti. Kavcıoğlu ise Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile “uyumlu çalışması”  dolayısıyla adeta ödüllendirilerek Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Başkanlığı’na atandı.

TCMB’yi “rasyonel” politikalara döndürecek isim olarak görülen Hafize Gaye Erkan dün itibarıyla net rezervleri eksi  5.7 milyar dolar ile dibi gören Merkez Bankası’nın başkanlık koltuğunu devraldı.  TCMB’nin swap (takas/ödünç alınan para) hariç net rezervi de geçen hafta eksi 61.2 milyar dolarla tarihi düşük seviyeye geriledi. Bankanın swaplar hariç net rezervlerinden Hazine yükümlülüklerini de düştüğümüzde net rezerv eksi 75.4 milyar dolar olarak hesaplanıyor.

30 MİLYAR DOLAR HARCADI

Kavcıoğlu, TCMB Başkanlığı süresince, faiz indirimleriyle patlayan döviz kurlarını tutmak için rezervleri seferber etti.  Kavcıoğlu’nun döviz kurlarını tutmak için piyasaya yaptığı müdahalelerinin 177 milyar doları bulduğu tahmin ediliyor. Sadece seçim öncesinde doları 20 liranın altında tutabilmek için kullanılan rezervlerin  ise 30 milyar doları bulduğu tahmin ediliyor.  Rezervleri tamamen tükenen banka son dönemlerde depo hesaplarını kullanmaya başladı.  Körfez ülkelerinden olduğu tahmin edilen gizli döviz transferleriyle TCMB’nin depo hesaplarına yılbaşından bu yana 13.7 milyar dolar aktarıldı.

BANKNOTLAR TÜKENDİ

Böylece TCMB’nin döviz depo hesaplarına gelen paralarla birlikte yurt dışı bankalara olan borcunun 22.6 milyar doları bulduğu hesaplanıyor.  Tüm kaynaklarını seçim için seferber eden Kavcıoğlu, kasasındaki nakit döviz banknotlarını da kullandı. TCMB verilerine göre, döviz banknot stoku, 2 Haziran itibarıyla 2.9 milyar dolara kadar geriledi. Kavcıoğlu’nun görevde olduğu dönemde sık sık dillendirdiği hedeflerden biri, cari fazla verilmesiydi ancak cari açıkta rekor kırıldı.

Bu yıl ocak ayında 9.9 milyar dolarla aylık bazda tüm zamanların rekorunu kıran cari açık, mart itibarıyla yıllık 54.2 milyar dolarla tarihi zirveye yakın seyrediyor. Kavcıoğlu’nun liralaşma olarak adlandırdığı stratejinin bir soncu olarak  toplam mevduatlar içinde döviz ve dövize endeksli   hesapların oranı yüzde 65’i buldu.

Gaye Erkan kimdir

– TCMB’nin ilk kadın başkanı olan Erkan ABD’de bankacılık sektöründe üst düzey pozisyonlarda çalıştı. LinkedIn profiline göre 2014-2021 yılları arasında First Republic Bank’ta üst düzey pozisyonlarda çalışan Erkan bunun öncesinde Goldman Sachs’ta da yaklaşık 10 yıl geçirmişti. Son olarak Marsh McLennan Yönetim Kurulu’nda yer alan Erkan, Boğaziçi Üniversitesi ardından devam ettiği eğitim hayatında doktorasını ise Princeton Üniversitesi’nden aldı. Erkan, Harvard Business School’da yönetim bilimleri ve Stanford Üniversitesi’nde liderlik üzerine iki eğitim programını da tamamladı.

TCMB 2 ayda 96 ton altın sattı

Dünya Altın Konseyi verilerine göre Merkez Bankası (TCMB) mart ayındaki 15.3 tonluk satışın ardından nisan ayında da 80.8 ton altın sattı. Böylece son iki ayda 96 ton altın satışı oldu. Nisanda dünya genelinde merkez bankalarının altın rezervlerinde 71 tonluk bir düşüş yaşandı. Dünya Altın Konseyi düşüşün TCMB tarafından yapılan satış sebebiyle yaşandığını bildirdi. Raporda bu satışların iç talebe cevap vermek için yapıldığı ifade edildi.

KAVCIOĞLU GÖREVİ ERKAN’A TESLİM ETTİ
Hafize Gaye Erkan Merkez Bankası başkanlığını dün Şahap Kavcıoğlu’ndan teslim aldı. Giden başkana teşekkür etti…

Kavcıoğlu döneminde enflasyon rekor kırdı

Şahap Kavcıoğlu, 27 aylık görev süresinde dolar 7.28 liradan, 23.50 liraya yükseldi. Yüzde 16.19 olan enflasyon ise yüzde 85.5 ile tarihi zirvelere tırmandı. Düşük faiz politikası ile üretim ve büyümeyi desteklediğini iddia etmesine karşın bu dönemde politika faizini yüzde 19’dan yüzde 8.5’e indirdi. Ancak aynı dönemde kredi ve mevduat faizleri zirveye çıkarken, sanayicilere döviz muslukları kapandı. İhracatçılara dövizin yüzde 40’ını TCMB’ye verme zorunluluğu getirildi. TCMB’nin bağımsızlığı tamamen biterken dövizde ve faizde ortaya çıkan  ikili kur sistemi  para piyasalarını altüst etti.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir